Cuma, Şubat 17, 2006

Otuz'a üç var!



18 Şubat 1979'da, saat 14:10 gibi doğmuşum. Birkaç gün öncesinde, 19 yaşında karnı burnunda olan annem, hava güzel neyse ki demiş. Ama erken konuşmuş, bir gece önce sancılarla hastaneye kaldırılmış, Göztepe Hastanesine,ve benimle birlikte çıktıklarında kar diz boyundaymış. Zaten, isterseniz internetten araştırın, 18 Şubat 1979 günü, Sahra Çölü'ne kar yağmış. İstanbul'a mı yağmayacak :))

Annem kızı olsun istiyormuş. Babamla "konuşurlarken" (flört diil konuşuyorlar aralarında, lütfen:)) plaja gitmişler bir gün ve bir kız çocuğunu sevip adını sormuş annem, Melis demiş kız, bu ismi ilk kez duyuyorlarmış o zaman. Kız olursa çocuğumuz adı Melis olsun demiş annem, "konuştuğu" babama.

Annemin hamileliği boyunca herkes konuşmuş, erkek olacak yok kız olacak. Karnı hafif sivriymiş annemin o yüzden erkek olacak diyorlarmış bir bilenler. Annem sağlıklı olsun da diyor ama bir yandan üzülüyormuş. Zavallımı o kadar inandırmışlar ki erkek olacağına, göbek deliğim daha anneme bağlıyken hemşire müjde bir kızınız oldu dediğinde, eyvah, karıştı bebekler herhalde, benim oğlum olacaktı demiş. Çocuk sana bağlı hala, ne karışması diyivermiş hemşire de, annem o zaman inanmış, inanmakla kalmayıp pek de sevinmiş, doğrusu bu ya...

Tenim ve saçlarım kara, gözlerim lacivertmiş. Ebem, bu kız kar gibi beyaz olacak görürsün demiş. Ve bilmiş. Saçlar ve ten açıldıkça açılmış, annem şaşırdıkça şaşırmış.

Bunlar yaşanalı 27 sene olmuş. Anneme sorsam, dün gibi der herhalde...Bana sorunca da otuz'a üç var diyorum devamlı. Otuz yaş kompleksi böyle birşey olsa gerek. Önceden geliyor...

Bugün benim doğumgünüm ama annemi kutluyorum ben, iyi ki senin kızınım, iyi ki doğurmuşsun beni birtanem. Seni seviyorum.

Pazar, Şubat 12, 2006

Bana İstanbul'u anlat, nasıldı???

Cem Karaca'nın bir şiiri var. Bir şiir albümünde tesadüfen karşımıza çıkmıştı ailecek. Ağlaya ağlaya dinlemiştik gecelerce defalarca. Kimse bilmiyor diye hayıflanmıştık. Bilmiyordum, daha sonra bestelemiş de kendisi. Ve şimdi Cem Karaca'nın adına yapılmış bir albümde bir başkası seslendirmiş, Okan Bayülgen'in programında dinledik. Sözler o kadar güzel ki, müzikli de çok iyi ama, galiba şiir olarak çoook çok daha iyi. Umarım bir şekilde karşınıza çıkar şiir hali de dinlersiniz ve ağlarsınız. Evet birşey için ağlayacaksanız bu şiirin hissiyatı için ağlayın. (Başak, bayılacaksın, biliyorum:))


dur ! bırak !
kaynasın kahvenin suyu...
bana istanbul’u anlat, nasıldı?
bana boğazı anlat, nasıldı?
haziran titreyişlerle,kaçak yağmurlar ardı...
yıkanmış, kurunur muydu o yedi tepe
ana şefkati gibi sıcak güneşte...
insanlar gülüyordu de,
trende,vapurda,otobüste
yalan da olsa hoşuma gidiyor, söylee
hep kahır,hep kahır, hep kahır!
bıktım be!

dur ! bırak !
kalsın, açma televizyonu!
bana istanbul’u anlat, nasıldır?
şehirlerin şehrini anlat, nasıldır?
beyoğlu sırtlarından,yasak gözlerinle bakıp,
köprüler, sarayburnu, minareler ve haliç’e...
diyiverdin mi bir merhaba gizlice?
insanlar gülüyordu de,
trende, vapurda, otobüste,
yalan da olsa hoşuma gidiyor, söyle...
hep kahır, hep kahır, hep kahır!
bıktım be...

dur ! bırak !
kımıldama,kal biraz öylece ne olur...
kokun istanbul gibidir,
gözlerin istanbul gecesi,
şimdi gel sarıl,sarıl bana kınalım.
gök kubbenin altında, orda da beraber.
çok şükür diyerek yeniden başlamanın hayali,
hasretimin çölünde sanki bir pınar gibi...
insanlar gülüyordu de,
trende,vapurda,otobüste,
yalan da olsa hoşuma gidiyor söyle...
hep kahır, hep kahır, hep kahır!
bıktım be...!!!

Cem Karaca.

Allah rahmet eylesin.

Cuma, Şubat 10, 2006

İki "Ah"


Türkçe alternatif müzik'te sevdiğim iki ismin,Duman ve Aylin Aslım'ın aynı isimli çalışmaları var: AH!

İki çalışma da, varoldukları albümde favori parçam tesadüfen. Ah çekmeler hep güzel oluyor galiba... Aaah ah :)

Hem sözler, hem müzik beni ayrı ayrı yakaladı iki parçada da. Özellikle iki parçanın da bitişe doğru, sözsüz müziği...

Ah (Aylin Aslım)

Bak, yine burdayım
Sana nazır is kokan göğsümle yanındayım
Bak, karşındayım
Bu dudaktan son defa öptüm, farkındayım

Ah, bu tenin altında
açılmış yaralarla
giden bir can aslında.
Ahh, yine son kurşunla
vurulmuş kanatlarla
düşen bir can aslında

Bir dala uzandım
İstemeye utandım, yine de benimsin sandım
Şaraplar yetmez, sabahlar olmaz
Ahım tenimdir, yanına kalmaz

sÖZ: Aylin Aslım, Erdem Yener
Müzik: Erdem Yener


Ah (Duman)

Yarışmadı
Yenilmedi
Açık seçik sizle oynamadı
Gerilmedi

Sanilmasın yine basmış onu
bulantılar
Yanlmasın öyle dalga geçen
yabancılar

Ah, eğleniyor kendi başına
ah, neşesi yeter
Ah, umurunda mı sandın bu dünya
ah, neşesi yeter

Konuşmadı,
hiç duymadı
Açık seçik sizle takılmadı,
daralmadı

söz: Kaan Tangöze
Müzik: Batuhan Mutlugil

CAHİL

Cahilmiş en çok korktuğum, bunu bugün unuttuğum bir hissi iliklerimde hissedip hatırlayınca farkettim. Cahildir en korktuğum, cahildir en uzak durmak istediğim. Cahildir içimi yiyen bitiren, cahildir, echeldir. Cahil, ecelimdir.

“cahil insan kendi kendinin bile düşmanıdır; başkasina dost olması nasıl beklenir.. ” Sokrates

"cahilin dostluğundan alimin düşmanlığı yeğdir..” anonim


Cahilmiş en korktuğum, iliklerimde hissettiğim sancı, cehaletin aslen gülünç haline ağlayasımgelmesiymiş.
Bookmark and Share