Otuz'a üç var!

18 Şubat 1979'da, saat 14:10 gibi doğmuşum. Birkaç gün öncesinde, 19 yaşında karnı burnunda olan annem, hava güzel neyse ki demiş. Ama erken konuşmuş, bir gece önce sancılarla hastaneye kaldırılmış, Göztepe Hastanesine,ve benimle birlikte çıktıklarında kar diz boyundaymış. Zaten, isterseniz internetten araştırın, 18 Şubat 1979 günü, Sahra Çölü'ne kar yağmış. İstanbul'a mı yağmayacak :))
Annem kızı olsun istiyormuş. Babamla "konuşurlarken" (flört diil konuşuyorlar aralarında, lütfen:)) plaja gitmişler bir gün ve bir kız çocuğunu sevip adını sormuş annem, Melis demiş kız, bu ismi ilk kez duyuyorlarmış o zaman. Kız olursa çocuğumuz adı Melis olsun demiş annem, "konuştuğu" babama.
Annemin hamileliği boyunca herkes konuşmuş, erkek olacak yok kız olacak. Karnı hafif sivriymiş annemin o yüzden erkek olacak diyorlarmış bir bilenler. Annem sağlıklı olsun da diyor ama bir yandan üzülüyormuş. Zavallımı o kadar inandırmışlar ki erkek olacağına, göbek deliğim daha anneme bağlıyken hemşire müjde bir kızınız oldu dediğinde, eyvah, karıştı bebekler herhalde, benim oğlum olacaktı demiş. Çocuk sana bağlı hala, ne karışması diyivermiş hemşire de, annem o zaman inanmış, inanmakla kalmayıp pek de sevinmiş, doğrusu bu ya...
Tenim ve saçlarım kara, gözlerim lacivertmiş. Ebem, bu kız kar gibi beyaz olacak görürsün demiş. Ve bilmiş. Saçlar ve ten açıldıkça açılmış, annem şaşırdıkça şaşırmış.
Bunlar yaşanalı 27 sene olmuş. Anneme sorsam, dün gibi der herhalde...Bana sorunca da otuz'a üç var diyorum devamlı. Otuz yaş kompleksi böyle birşey olsa gerek. Önceden geliyor...
Bugün benim doğumgünüm ama annemi kutluyorum ben, iyi ki senin kızınım, iyi ki doğurmuşsun beni birtanem. Seni seviyorum.

Yorumlar