Yastık Kılıfı
Psikoloğa ne gerek var kendi iç sesimi bu kadar yüksek sesle -rahatsız edecek derecede- duyarken? Psikiyatrın yazacağı salak haplara ne ihtiyacım var, değiştiremeyeceğim geçmişimi sadece ben biliyorken? Haplar, başka insanlar... Hayır bunlar değil çözümüm. Çözüm isyanda aslında biliyorum. Çözüm delirmekte, içimden gelen çıksın diye dışarı, benim anca delirmem gerekiyor. Çünkü benim içim öylesine iç'e kaçmış... Bir ben girebiliyorum o kadar derine, benim bile başım dönüyor, midem bulanıyor, bir başkası köşesinden bile nasıl geçsin? Yastık kılıfının içini dışına çıkarmak için olanca hızınla şöyle bir savurursun. Savur kendini, savur benliğinde ne varsa savur dışarı çıksın. Aksın, boşalsın, koksun, mide bulandırsın, neden utanıyorsun? Küçük bir çocuğun dişleri çürükse utanması gereken kimdir, o çocuk mu? Hey dostum, hiç sanmıyorum. Benim içim çürük dişli bir çocuk, utanan sıkılan kimsecikler yok...

Yorumlar
Ve hey dostum, katılıyorum; çürük dişlerinden utanması gereken çocuk değil. Ama büyüyünce çürüyen dişlerden kim utanmalı, bak onu bilmiyorum.
hemen bakiyorum sayfandaki linke:))
sen cherryblossomgirl'sun ve acan kiraz agaci resimleri ile ilgili bir post'u gorup gulumsedim...herdem taze ne guzel ne anlamli bir resim soylemis sana...
benim icim cok acidi okuyunca yazini, hicbisey diyemedim..oyle uzaktayim ki elimi uzatamiyorm, bisey yapamiyorum...zaman cabuk gecse ben yania gelsem ve sessizce soylesem sana diyeceklerimi, mesela kule'nin dibinde otururken...
ama çözüm insanın kendisindedir her zaman.
1) kendini gerçekten çevrendekilerden daha zeki olduğuna inandır. olsan da olmasan da..
2) ne ararsan kendinde ara..
bitti..
P.S. : Sırf şu comment için üye oldum blogger'a ya. :)