Freecell

Bilgisayarını açtı... Canı sıkılıyordu, ne yapmak istediğini bilmez haldeydi, kendine bir süre tanımak, biraz kafasını boşaltmak istediğine karar verdi ve freecell’i açtı... Bu oyunu çok seviyordu, hem hakikaten biraz da olsa gerçek hayattan kopabiliyor ve kafasını boşaltabiliyor, hem de eğleniyordu... Başladı oynamaya... Bir el oynadı, başardı... İkinci oynadığında daha öncekilerde yaptığı gibi spontane değil de planlı programlı oynamaya karar verdi, mantığını hareket ettirerek... Bunu buradan alırsam orası açılır, hıh şu da şunun üstüne gelir.... Olmadı... Kazanamadı... Bu “kazanamamak”, onu bir şekilde gururlandırdı. İşte, dedi, benim hayat felsefem doğru demek ki, herşeyi kuralına göre yapmak, planlı programlı mantıklı gitmek, başarmak demek değil, spontane, doğal yapılan şeyler çok daha iyi...
Sonra bu gururla yeni bir oyuna başlayarak kendi “spontane” felsefesine geri döndü.Kendine (mi dünyaya mı) ispatlayacaktı ki, doğru olan buydu...Oynadı, hırsla, ama doğal, düşünmeden... Kaybetti....
............................

Düşündü......
Evet, hayat hiçbiri değildi, hayat hiçbir zaman kesinliklerden oluşmamıştı, ve bu cümle bile kesin değildi... Hayat tesadüflerden ibaretti belki de, en sonunda aklı buna yattı.

Sonra... sonra başa döndü... Canı sıkkındı, omzunda hayatın yüklerini taşımaktan yorgun bir şekilde bilgisayarını açmış, basit bir oyun oynayarak kafa dağıtacak yerde, oyunu bile felsefe haline getirmiş, hayata indirgemişti...

Yorumlar

naksinigar dedi ki…
-hayat karmaşık!
-sen karıştırmadıkça hiçbir şey "karmaş"maz :))))))
MeliS dedi ki…
evet ben karmaştırmaya bayılıyorumm:)
Zeynep Kömürcü dedi ki…
"karmaşmamış" hayat çekilmez ;)
Adsız dedi ki…
aboooow,
senin durum benden de betermiş.
Halime şükrettim...

Popüler Yayınlar