Hünnap Zamanı


Uzun süredir bloguma da etkisini göstermekte olan ruh durumumdan biraz uzaklaşarak en sevdiğim mevsim Eylül'ü yaşadığımı, yaz yağmurlarında evimde kahve içerek pencereden bakmanın tadını çıkarttığımı düşünmek istiyorum biraz da...
Veee hünnap. Gelmiş gene zamanı. Annem sağolsun tanıştırdı beni bu meyveyle yıllar önce. O çocukluğunda çok yermiş ama pek bilinmez derdi hakkaten de bakıyorum çevremde kime hünnap desem anlamsız bakışlarla karşılaşıyorum.
Anneciğim almış gene. Bir çanak aldım önüme, başladım çerez gibi yemeye. Tavsiye edile... :)
Hünnapla ilgili internetten yaptığım araştırmalara göre kendisi 4-5 m yüksekliğinde dikenli bir ağacın, kırmızı kabuklu, sert çekirdekli, iri zeytin biçiminde ve büyüklüğünde bir yemişi olup, birçok derde de dermanmış. Vücudu zinde tutmaya yardım ettiği gibi, yumuşatıcı özelliğiyle balgam söktürücü ve kabıza karşı iyi gelen bir meyve imiş.
Onu bunu bilmem de gayet lezzetli. Bazıları ekşi oluyor ama çoğu tatlı. Elmaya benzetiyorum ben tadını. Sert kabuklu ve hoş kokulu küçücük elmalar gibi.
Hepimize iyi sonbaharlar efemmmm...

Yorumlar