Bulamadım...
Kış geldi ya, hah, tamam, hemen grip ol aferim sana. Burnumu çekmekten ölücem, rezalet. Allahtan bu ara işimi evden halledebiliyorum ama dün öyle olmadı, gittim işe. Dönüşte bir de yağmur, ohh harika. Baktım AKM'nin oradaki Bostancı dolmuşlarının kalktığı yerde dolmuştan eser yok ama insan kuyruğundan bir şaheser yaratılmış. Çiseleyen yağmur, dondurucu soğuk ve benim hastalığım bu şaheserde birleşirse hiç hoş olmaz diye düşünerek otobüs kuyruğuna baktım. Güzel, yaklaşık on kişi var ve otobüsün kapıları açılmak üzere. Bunu bekleyebilirim.Bekledim de... Benden baya önde, hatta nerdeyse sıranın önünde bir çocuk dikkatimi çekiyor. Walkman dinliyor, böyle büyük kulaklıkları var, giyimi kuşamı, saçı başı ve tavırları hoşuma gidiyor. Beklerken, sıkılırken hep yaptığım şeyi yapıyorum işte, insanları inceliyorum, hikayeler düşünüyorum. Bu çocukla tanışırmışım falan... O arada kapı açılıyor, insanlar otobüse doluşuyor, çocuk benden baya önce bindi, acaba otobüsün içinde onu tekrar görecekmiyim düşüncesi var kafada. Neyse attım biletimi, arkalara doğru geçiyorum, bir de ne göreyim, daha dolmamış bir çok yer ve bu çocuk en arkalarda, yanı boş, pencere kenarında oturuyor. Biraz tereddütten sonra, o kadar yer varken gidip yanına oturuyorum. Önce hoşuma gidiyor bu yaptığım, daha sonra düşünüyorum, ee, sağına oturdum, hiç bakamıyorum ki şimdi çocuğa, bari karşısına otursaydım.. İyi de o zaman çok belli olcaktı, öküz gibi suratına mı bakacaktım? E hemen karşısına oturmasaydın da ne bileyim daha önlerde oturup onu görebileceğin bir yer seçseydin? Aman neyse ya. Bu arada ipodu var, benimkinin aynısı, ve çok yüksek sesle dinliyor ama ben daha ne dinlediğine kulak kabartmadan arkadan biri omzuna vuruyor, efendim diyor bizimki gayet kibar, arkadaki adam sesini biraz kısar mısın diyor. Oha hiç böyle şey duymadım, walkman'den, kişisel bir aygıttan çıkan azıcık ses bir başkasını rahatsız etsin... Bizimki de "haydaaaaa" diyor zaten ve önüne dönüyor. Sesini azıcık kısıyor, ama azıcık, ben hala ne dinlediğini duyabiliyorum. Sanırım Zuhal Olcay çalıyor, şaşırıyorum, yabancı birşeyler dinlediğini sanmıştım. Şarkıyı bilmiyorum galiba, ama hoşuma gidiyor, sakin, güzel bir şarkı. Bir ara yola dalıyorum, unutuyorum yol arkadaşımın dinlediklerini, sonra tekrar hatırlayıp kulak kabartıyorum: Sensiz Olmaz - Bülent Ortaçgil çalıyor. İçim ısınıyor. Söylemeye başlıyorum şarkıyı, sessiz, ama dudaklarım hareket ediyor.
Yine kendi kendime sormadan duramadım
Niye seni böyle istiyorum diye, bulamadım...
Sensiz olmaz, sensiz olmaz...
Hani hep kitaplarda okuruz ya, iki kişi otobüste tanışır, vapurda tanışır, bankta tanışır, durakta tanışır... Nolur şimdi ben bu çocukla bir sohbete başlasam diyorum, gene kitaplara bırakıyorum sonra bu tanışmaları...
İneceğim durağa geliyor otobüs, iniyorum. Hoşçakal yol arkadaşım, aç sesini sonuna kadar müziğin, aldırma!
Yine kendi kendime sormadan duramadım
Niye seni böyle istiyorum diye, bulamadım...
Sensiz olmaz, sensiz olmaz...
Hani hep kitaplarda okuruz ya, iki kişi otobüste tanışır, vapurda tanışır, bankta tanışır, durakta tanışır... Nolur şimdi ben bu çocukla bir sohbete başlasam diyorum, gene kitaplara bırakıyorum sonra bu tanışmaları...
İneceğim durağa geliyor otobüs, iniyorum. Hoşçakal yol arkadaşım, aç sesini sonuna kadar müziğin, aldırma!

Yorumlar
bu konuyla alakalı ve cok enteresan bir örnek..
2 hafta önce istanbuldan izmite eğitime gittim..akşam 5 :20de ıstanbula dönmek üzere bılet almak için ofise girdim ve bilet olmadığını söyledıler.1 saat beklıycekmısım.."hayıııır" dedim..hostes koltugu felan ısterım,korıdorda gıderım,evimi isterim ben dedim..bey ve bayan birbirlerine bakıp bir bay yanı var dediler...ve ben" kabul tabıkı" dıyerek bıletı alıp bı kosu otobusu bındım..1 durak sonra yanıma soole takımelbıselı elı kıtaplı benle yasıt bı" cocuk" :)oturdu....
gunesın ıkımızıde rahatsız ettıgınden baslayarak,otobusun nerden E-5 'e ınecegı konusunda devam ettık..ve bingooo...mılyonluk istanbulda kosa kosa ,rica ıle aldığım koltugumun yanında oturan "cocuk" aynı sıtede,hatta karsı apartmanda oturan ve 2,5 yıldır hıc karsılasmadıgım komsum cıktı..kendısı izmitte doktorasını yaptıgı ıcın o gun ızmıte gıtmıs ve donuyomus..baya bı sasırdık..hatta üstüne bide yemek yedik..:))
gecen hafta ben ona kahveye gıttım,o da bana lost seyretmeye geldi..:))
gercekten tesadufun boylesı dıyecegım bı durum...
hayır aşık değilim..:))ama dedim ki" bir de aşık olsaydık ne super bı hıkaye olurdu"..:))
devamı olursa anlatırım.:))))
aşık değil misin?? burdan çok aşk gibi okundu ama? keşke aşk olsaymış hakaten ama gelişmeler dediğine göreee belli olmaz diyorum. aşk olsun:)
ay bayıldım bu hikayeye ben.
her ne kadar bu postumu okuyan bazıları bana "çapkın" dedilerse de, oluyor işte böyle şeylerrr... :))
bir de tesadüflere bayılan ben, komuşn olmasına ayrıca bayıldım.