Nefes Alabiliyorum


Çağrı'nın meşhur lafıdır, özellikle Uludağ'a gittiğimizde söylerdi: Üşümek "beyinde"...

Güleriz geçeriz ama gerçekten de herşey beyinde bitiyor. Düşünce gücüne son zamanlarda çok daha fazla inanmaya başladım.

Ben babamdan kalıtımsal olarak astım hastasıyım. Allahtan çok yoğun değil, çocukluğumda, genelde birşeye üzülüp sıkıldığımda nefes darlığı olarak ortaya çıkmıştı, hatta o yaşımda şöyle tarif ediyormuşum: sanki bir duvar var ve ben o duvarı geçmeye çalışıyorum ama geçemiyorum. Annemler dediğim şeye pek anlam veremeyip doktora götürdüklerindeyse doktorlar sadece şu göğsü dinlemeye yarayan aleti kulaklarına takıp sırtıma/göğsüme bastırıp, hiçbir şeyi yok, psikolocik psikolocik diyip geçmişler... Ortaokulda gene cereyan ettiğinde gene psikolociktir diye beni stepe mtepe ne bilim bilimum kurslara flan yazdırmışlardı hatırlıyorum. Ama nafile. Üniversitedeyken ise ciddi ciddi bir hastaneye gidip kontrol edildiğinde ortaya nefes borumun kalıtımsal olarak dar olduğunu ve almam gereken nefesin %70 ini alabildiğimi söylemişti doktorum. İki tane inhaler'im vardı, allahtan zamanlar gerek kalmadı onlara. Ama hala hızlı koşamam, hemen tıkanırım, denizde dalamam, çok hızlı hareket edemem, kendimi yoramam vs.. Bu bende öyle bir psikoloji yaratmış ki ben ağırımdır falan gibi bir hale bürünmüşüm sanki. Ve mesela doktorla derdi o zaman, spor iyi gelir biraz daha açar ciğerlerini ama doğru yaparsan... Kendini yormadan... Ben hıı hıı diyip, yok abicim ben spor mpor yapamam, sportmen bi tip diilim, hımbılım, hemen yorulurum vs vs gibi bin türlü negatif düşünceyle doldurmuşum kendimi. Arada spor salonlarına yazılıp yazılıp ayrıldım bu yüzden. Daha onuncu dakikada, yok yok ben yapamam bunları çok yoruldum tıkanırım hem vs vs vs vs.. diyip yarıda bıraktım.

Bu sene ise yaş 28e gelmiş artık aklım başıma mı gelmiş, kendime daha iyi davranmayı mı öğreniyorum neyse, hazır işim devamlı ofise gidilecek bir iş değilken, kendime zaman ayırabiiyorken, ulen anasını satiim, gidicem spora, ama ciddi ciddi spor yapıcam, yok öyle kaçmak dedim kendi kendime. Birlikte gittiğim bir arkadaşım da yok bu sefer, bu tamamen benim mes-elem!

Gittim bir senelik paramı da bayıldım. (evet bu da çok psikolojik birşey kabul ediyorum ama işe yarıyor, evim sahile on dakika mesafede, yürüyüşle form tutayım desem asla kalkıp yürümeyeceğimi biliyorum, ama oraya para verdik ya, koğuşş kalk!! durumları)

Geçen hafta başladım spora. İki günde bir, her sabah gidiyorum. İki saate yakın çalışıyorum, hocalar başımda... Yorulmuyorum, bilinçli yapıyorum ve ha gayret melis, ha gayret diye diye, gayet rahat bir şekilde bitiriyorum hareketleri.. Hocalarım çok iyi buluyorlar, hiç tıkanmıyorsun, hiç yorulmuyorsun, yani o kadar hamlığa, çok iyisin diyip duruyorlar.

Ve ben dünden beri ne farkettim: Benim nefesim açıldı! Hayır psikolojik değil, gerçekten çok daha geniş nefesler alıyorum, çok daha rahat, üstelik o kadar ki, hani fazla oksijenli bir yere çıkınca ya da çok hızlı nefes alınca böyle ciğerler yanar, işte o yanma var, o derece!!!

Çok iyi bir his, nazar değmesin.

Olumlu düşünüyorum ve olumlu netice veriyor, pes etmiyorum ve daha iyiye gidiyor, bun gerçekten inanıyorum, her alanda...

Böyle işte...

Yorumlar

serap dedi ki…
ne kadar eş zamanlı gıdıyor kararlarımız yaşadıklarımız,entersan..
prensıp sahıbı olup ,ucunda bı dayatma yok ise yaptıgım az sayıda sey vardır ki spor yapmak bunlardan biri değil:))
gecen hafta bir çift dambıl aldım evime:))
haftada bır kere 4x8 set pek işime yaramaz dimi:))
spora yazılcaz hanı su otobuste tanıstıgım karsı komsum vardı ya onunla:)
hayır ask yok,ama tanıstırdıgı 3-5 arkadasındanda bısı cıkmadı malasef:)
tanısma hıkayesi uzadı ve keyıoflı hala geldı ..aslınd bi post yazılırdı ama sana anlatmak daha keyıflı gelıyor:)
sevgıler.

Popüler Yayınlar