öylesine bir post

Dün Burcu'yla Taksim sefası yaptık, çok güzel bir gün geçirdik. Önce tünel kaffehaus, sonra Kaktüs cafe'de pasta çay keyfi. Kaktüs'te sohbetin tadına varırken kapıdan Cüneyt Özdemir'in girdiğini gördüm, yan masamıza oturdu. Bir süre sonra yanına upuzun beyaz saçları olan 50 yaşlarında ilginç bir kadın geldi, sanırım röportaj gibi birşey yaptılar, veya ciddi meseleler konuştular. Aradan belki bi onbeş dakika geçti geçmedi bu kez kapıdan içeri Uğur Polat girmesin mi? Girsin girsin... Girdi de... Of ne şahane bir cafe canım şu kaktüs :))

Caanım Burcu'mla Doruk'a çok şirin kitaplar aldık, sonra kestane alıp Karaköy'e yürüdük dona dona... Çok soğuktu ama o kadar umurumuzda değildi ki vapurda bile dışarıda oturduk!! Tamam tamam sonra içeri geçtik:)

O diil de bu gece uykumla uyanıklık arasında acayip birşey oldu. Gani Müjde ve Güneri Cıvaoğlu'nun gözleri gülen, sanki hiç gülümsemeden duramayan iki ilginç insan olduklarını düşünüp bunu bloguma yazmalıyım diye uzun uzun düşündüğümü farkettim. Ne alaka? Kafayı yiyorum iyice??

Yorumlar

kelimebitkisi dedi ki…
keşke ben bi kafede otururken de içeri sevdiğim bi ünlü girse... :D

kıskançlıktan ölen smile

Popüler Yayınlar