Melike Ilgün'ün yazısı
Ülkemde birşeyler oluyor. Ülkemde bazı haksızlıklar oluyor. Ve son son, halk daha bilinçli görünüyor. Daha bir tepkili, olanlardan daha bir haberdar. Apolitik gençlik sona eriyor gibi gözüküyor. Tabii gene de biraz lafta kalabiliyor. Şehitlerimiz için msn'de bilmemne ikonu koyalım demekle olmuyor bazı şeyler. Bu kadar basit düzelmiyor. Zekamız bazı şeylere ÇÖZÜM üretmeye daha elverişli ama biraz rahatımıza düşkünüz. "Ben de tepkiliyim" diyip oturmayı tercih ediyoruz belki de. Bunu kendime de söylüyorum. Şu an yaptığım da bu belki, buraya birazdan yapacağım alıntı veya bu konuya blogumda yer vermek bile odamda yayarken yaptığım kolay bir hareket ve birazdan kolamı alıp tv'deki salak programları izlemeye devam edicem belki, kendimi de eleştiriyorum. Aşağıdaki yazı e-maille geldi ve evet dedim, belki de en azından o gün medyanın ve basının Ankara'daki mitinge verdiği yere (?) olan tepkimi ben de biryerlere bir yazılar yazıp göstermeliydim, ama ben de kendi dünyamdaydım. Gene de bu yazıya yer vermek istedim, Melike İlgün'ü kutluyorum bu yazısından dolayı:
Yazan : Melike Ilgun (http://www.kanalturk.com.tr\)
Bana anlatın...Bir milyon kişi bir ülkenin başkentinde biraraya gelsin...
Aralarında emzikli bebekler olsun, alyansını satıp gelen nineler olsun,
yürümekte zorlanan dedeler olsun, cüppeleriyle öğretim görevlileri olsun,
üniversiteliler olsun, memurlar olsun, işçiler olsun, sağcısı solcusu partililer
olsun, liderler olsun... Ve hepsi hep bir ağızdan aynı mesajı versin... Desin ki
"Vatanı sattırmayacağız"... Desin ki "Laikiz, laik kalacağız!"... Bu
haberdir!!Bu dünyanın her yerinde haberdir!!Bu ülkenin her dakika bir yenisi
pıtrak gibi çıkıveren; her biri birbirinden iddialı gözüken; yöneticileri,
çalışanları büyük anonslarla transfer edilen haber kanalları olsun... Ama bu
haber kanalları bu miting olurken rutin yayınını kesmesin...Milyonları görmesin,
görmezden gelsin... Milyonların sesini duymasın, duymazdan gelsin...O sırada
Formula yarışlarını yayınlasın.Vizyona giren filmleri duyursun. "Erken gelen
bahar İstanbulluları parklara döktü" haberi yapsın. Adına da haber kanalı
desin..."Biz haberciyiz" diye gerim gerim gerinsin...Bana anlatın...Cumhuriyet
Mitingi'nin olacağı günler önceden belliydi. Hatta dünyanın en önemli
gazetelerinden Financial Times bile üç gün önce bu mitingin haftanın en önemli
olayı olacağını duyurmuştu sayfalarından...Umursamadınız...Sonra Meclis Başkanı
Bülent Arınç mitinge katılmayı planlayanlar için aba altından sopa gösterdi...
"Mitinge katılacaklar iyi düşünmeli" dedi... Önemsemediniz...İstanbul'dan...
İzmir'den... Adana'dan.... Bursa'dan... Samsun'dan...Ankara'ya otobüs
biletlerinin bittiği, uçaklarda yer kalmadığı duyuruldu...
Tınmadınız...Bültenlerinizde, gazetelerinizde yer vermediniz...
Kü-çüm-se-di-niz!!Sonra ayın ondördünde, ayın ondördü gibi güzel, ayın ondördü
gibi parlak, ayın ondördü gibi müjdeli insanlar akın akın geldiler
Ankara'ya...Kimi alyansını satmıştı, kimi son parasını vermişti otobüs
biletine...
Kiminin gördüğü ilk mitingti... Kimi 40 yıl sonra yeniden inmişti
meydanlara... Onlar halktı... O'cu, bu'cu değil, halktı... Sıradan, vatanını
seven, aydınlık yarınları özleyen, Türk'üm demekten gocunmayan, Türkiye için
endişelenen Türkiye'nin dört yanından gelen halktı.. Sizler, Türkiye'nin en
geniş imkanlarına sahip medyacıları, bilgisayarlarınızdan başınızı kaldırıp
onları görmediniz... Siz ki bir teknoloji fuarı için bile bütün yayın akışınızı
değiştirirsiniz... Siz ki her flaş gelişmede bütün imkanlarınızı seferber eder
canlı yayın yarışına girersiniz...Siz ki dört dil konuşup Türkçe'de tekleyen
büyük habercilersiniz..Kimbilir, hangi hesapların peşindeydiniz?? Ama bilin ki,
mesleğinize ihanet ettiniz!!! Bana anlatın... Cumartesi günü Türkiye'ye hiç mi
mahçup düşmediniz ???
Yazan : Melike Ilgun (http://www.kanalturk.com.tr\)

Yorumlar