bir garip blog halleri

Ben bu blog dünyasına, liseden arkadaşım Burcu sayesinde girmiştim. Aaa böyle birşey mi var ben de açayım derken işte buradayım yıllardır. Bazen geçmişte yazdığım birşeylere comment geliyor, o zaman, ne yazmışım ki diye bakıyorum, o zaman hoşuma gidiyor seviniyorum, vay be amma yazmışım/vay be güzel yazmışım/ vay be amma okuyan olmuş/vay be amma dertliymişim/vay be ne salakça yazmışım... gibi gibi oluyor... İrem niye bu kadar özelini yazıyorsun, niye kağıtlara yazmıyorsun eskisi gibi demişti. Okunmak güzel demiştim, ilk başladığımda sadece Burcu'yu okurken, Burcu beni okurken, şimdi beni okuyan (benim bildiğim) altı yedi, benim okuduğum yüzlerce blogcu var. Niye yazıyorsun demişti, sanki köşe yazısıymış da yazmak zorundaymışım hissi oluyor, beni disiplin ediyor demiştim. Hala da öyle. Aklıma ilginç birşeyler geldiğinde çantamda hep duran küçük defterime not alırken, bunu bloga da yazmalıyım diyorum. Mesela geçenlerde şeyi hatırladım. Servisi. Okul servisini. Lisede binip okula gittiğim. Servis arkadaşlığı diye birşey vardı. Sınıfında olmasa da servisinde olduğu için arkadaş olduğun tipler. Senden büyükler, küçükler. Seni büyük ve küçük görenler. Büyük ve küçük gördüklerin. Sonra aklıma ne geldi. Bariz bir resim gibi. Uğur vardı o zaman lise 2'deydi ben orta3'te mi neydim. Konca vardı o zaman orta1'deydi. Uğur'la Konca sevgili oldular. Serviste sarılırlardı, Konca başını Uğur'un omzuna koyar uyurdu yol boyunca bazen, Uğur da aşkla onu seyrederdi. Uğur benden ve Konca'dan epey büyüktü ya, bana garip gelirdi. Daha doğrusu Uğur bana çok büyük gelirdi. Yani sanki Uğur o zaman 33 yaşındaydı. Halbuki bi hesapladım, Uğur 16-17'sindeymiş herhalde. 16 yaşında bir çocuğun çok büyük oluşu. Konca küçüktü ama hoş bakımlı bir kızdı, o da 13 falanmış. Sanki 25inde bir genç kızdı. Kuzenim var şimdi 14 yaşında, küçücük kız be. Ha bir de şey var, Lise son'dayken ben, orta1'e giden bir çocuk kantinde bana "abla" demişti. İlk kez biri bana abla demişti. Sonra düşünmüştüm, doğru ya ablayım ben artık, biz ortaokuldayken teneffüste üst kattaki "abi"lere, "abla"lara bakıp imrenmez miydik? İşte o an ben de o ablaydım. Üst kattaki ablalardan biri... Ama kendimi hiç büyük görmezdim. Ne acayipmiş.

Ne diyordum, ha, mesela bu saçmasapan düşünceleri sizlerle paylaşmak. Gerçekten de insan bir anlamda duygusal oluyor, okunuyor muyum, beğendiler mi, x beni niye okumuyor, y sağolsun hep comment bırakır, aa uzun zamandır z'yi okumamışım neleer olmuş hayatındaa şeklinde. Sanal hayatı önemsemek beni zamanında çok yaralamış olsa da blog çıktı çıkalı gene o önemseme moduna geçtim ben de, what an itiraf it izzz

Bir de şu var, yazanlar yaşamayanlardır, yaşayanlar yazmazlar belki ama hep bir karakter olurlar kimilerinin hikayelerinde.. şeklinde konuşurduk başak'la. başak'ı özledim zaten. insan sevdiklerine daha mı bir bağlanıyor yaş geçtikçe? ha ne diyordum yazmak, yaşamak.. bazen kızdığım bazı şeyleri ben de düşünürken veya yaparken buluyorum kendimi. mesela mtlda'dan; uf yeter yazmicam diyip bin tane hayııır yazmalısın commentinden sonra tekrar hiçbirşey olmamış gibi yazması, sonra iki sıkılıp gene öff ben artık yazmıyorum diyip gene hayıııır'lardan sonra devam etmesi sonrası biraz soğumuştum eeeh bu ne be diye ama ben de şu an kendimi az biraz yazmasam mı, hem eskisi kadar okunmuyorum comment de gelmiyo ühü hem salak salak duygusallaşıyorum ama dayanamayıp yazarsam sonra gene ayıp olmaz mı düşünceleriyle cebelleşirken buluyorum. Ha ne diyordum, yazmak mı yaşamak mı, mesela hiç commentleşmesek de arada okuduğum tutku isimli arkadaş blog yazmayı bırakıp çok samimi çok içten bir yazıyla veda etmiş, umarım buraya alıntıladığım için kızmaz. o kadar hak verdim ki ona...

öyle işte bir garip haller...

Yorumlar

ttku dedi ki…
Sevgili Melis,

ben size hic kizar miyim. sizi sevip oksamaz miyim; bagrima basmaz miyim..

gozlerimi doldurdunuz simdi, saat de 23:32. bir skeilde okundugumu bilmek, yazdigim bir seye 'icten'denmesini duymak benim icin en buyuk guzelliklerden birisi, cok tesekkur ederim. eksik olmayasin.


saglicakla kal.
MeliS dedi ki…
sen de saglicakla kal, arada ses ver olur mu ttku
Adsız dedi ki…
anladım ki kimse için yazmayacaksın. yazacaksan kendin için.
o x, y, z'nin hayatlarında ne döndüğünü bilmiyorsun. kişileri çok sorgulamamalı bence o yüzden. gelirlerse ve anlarlarsa ne ala..

o dışında yazacak olanın içinde kalmıyor. ama bunun ne kadarı ilgi görmek için, farkında olmalı insan.
MeliS dedi ki…
haklisin simon. iste benim de demek istedigim buydu, kendin icin zaten yaziyorsun evde kimsenin gormedigi bilmedigi defterlerin oluyor ama blog ister istemez seni okunuyor muyum duygusuna itiyor ilgi gormek "icin" yazmasan da ilgi gormeyi onemseyebiliyorsun. hepimiz icin gecerli degil mi? sevgiler.

Popüler Yayınlar