here we go again...
Peki..
Hmmm.. bıraktığım yerden devam edemem. Hafızam çok iyi değildir. Neler oldu, kısaca şöyle. Beyazperde'de yazı işleri müdürü oldum, maaşım artmadı ama ekstra aldığım işler oldu mynette o yüzden az birşey de geçmiyordu elime part time çalışan biri olarak. Ya da belki de az geçiyordu ama umurumda değildi çünkü yaptığım işi çok çok çok seviyordum. İzmir hayallerim konusunda ne yapıcam, nasıl bırakırım beyazperdeyi diyecek kadar. Ama bana gelecek de vaadetmeyen bir beyazperde. Ev hayalleri konusunda elbette...
Bu arada mynet arkadaşları edinilir bir sürü, çoğu iyidir, hoştur, sevimlidir, kafadır... B ile tanışılır, daha da bir memnun olunur. Gene bir ruh eşliği... Hayata somurtarak baktığım tarafı paylaştığım bir B. Belki diğer ruh eşi dediklerimden tek farkı var. Vicdanlı biri B. B ile Olympos'a gittik birlikte. Çok güzel bir tatil yaptık, ve yakınlaştık. Ama dönünce birşey oldu. Büyü bozuldu. Uzaklaştık... Düşmanmışızcasına.. Koparcasına.. Anlamsızca... Sonra ben dayanamayıp ne iş diye hesap sordum geç de olsa. Geç olmadı aslında, sadece güç oldu. Şimdi konuşan iki arkadaşız. Arada haberleşen...
(hızlı geçtim, farkındayım...)
Sonra bazı sıkıntılar doğar iş yerinde ve tam da o arada başka bir iş imkanı doğar.. Kader gibidir herşey.. Birdenbire kendimi binrota.com'da, Harbiye'de buldum. Kesseler bırakmam dediğim beyazperdeyle zoraki ayrılış...
Bizimkiler hazirandan beri yazlıkta.. Evde yalnızım. Güzel tabii. Kötü tabii. Öyle yani...
O, gene belirdi ve klibi sen çek dedi. Gene peki dedim. Çektim. Sen kurgula dedi. Gene peki dedim. Sağolsun bana son iyiliklerini yapıyor O. Bir daha şans vermek yok bana iyilik yapmasına... Klip bitecek, öküz ölecek...
Ayçamla Bodrum'a gidiyoruz haftasonu. Oh ne ala mualla.
Bu çok kısa ve çok samimiyetsiz bir özetti dostlar. Gazete haberi tadında. Öyle oldu böyle oldu. Ya içimde neler koptu? Azzzz sonra, şok şok şok, flaş flaş flaş.
Hmmm.. bıraktığım yerden devam edemem. Hafızam çok iyi değildir. Neler oldu, kısaca şöyle. Beyazperde'de yazı işleri müdürü oldum, maaşım artmadı ama ekstra aldığım işler oldu mynette o yüzden az birşey de geçmiyordu elime part time çalışan biri olarak. Ya da belki de az geçiyordu ama umurumda değildi çünkü yaptığım işi çok çok çok seviyordum. İzmir hayallerim konusunda ne yapıcam, nasıl bırakırım beyazperdeyi diyecek kadar. Ama bana gelecek de vaadetmeyen bir beyazperde. Ev hayalleri konusunda elbette...
Bu arada mynet arkadaşları edinilir bir sürü, çoğu iyidir, hoştur, sevimlidir, kafadır... B ile tanışılır, daha da bir memnun olunur. Gene bir ruh eşliği... Hayata somurtarak baktığım tarafı paylaştığım bir B. Belki diğer ruh eşi dediklerimden tek farkı var. Vicdanlı biri B. B ile Olympos'a gittik birlikte. Çok güzel bir tatil yaptık, ve yakınlaştık. Ama dönünce birşey oldu. Büyü bozuldu. Uzaklaştık... Düşmanmışızcasına.. Koparcasına.. Anlamsızca... Sonra ben dayanamayıp ne iş diye hesap sordum geç de olsa. Geç olmadı aslında, sadece güç oldu. Şimdi konuşan iki arkadaşız. Arada haberleşen...
(hızlı geçtim, farkındayım...)
Sonra bazı sıkıntılar doğar iş yerinde ve tam da o arada başka bir iş imkanı doğar.. Kader gibidir herşey.. Birdenbire kendimi binrota.com'da, Harbiye'de buldum. Kesseler bırakmam dediğim beyazperdeyle zoraki ayrılış...
Bizimkiler hazirandan beri yazlıkta.. Evde yalnızım. Güzel tabii. Kötü tabii. Öyle yani...
O, gene belirdi ve klibi sen çek dedi. Gene peki dedim. Çektim. Sen kurgula dedi. Gene peki dedim. Sağolsun bana son iyiliklerini yapıyor O. Bir daha şans vermek yok bana iyilik yapmasına... Klip bitecek, öküz ölecek...
Ayçamla Bodrum'a gidiyoruz haftasonu. Oh ne ala mualla.
Bu çok kısa ve çok samimiyetsiz bir özetti dostlar. Gazete haberi tadında. Öyle oldu böyle oldu. Ya içimde neler koptu? Azzzz sonra, şok şok şok, flaş flaş flaş.

Yorumlar