KriZlerdeyiZ

2009, gelir gelmez bana birşeyler öğretecek sene olacakmış, bilemezdim.

Ben, huyum, can çıkar huy çıkmaz, herşey benle ilgili sanıyormuşum meğer ve herşey benim elimde sanıyormuşum. Ben gene tersten gidiyorum.

Ne demek tersten gitmek? Mesela herkes sakinleşmek için psikoloğa gider, sakinleşmek için ilaç alırken ben sakinliğimden kurtulmak için gitmiş, ilaç almıştım.

Herşey benim elimde düşüncesinde de tersten gitmekteyim. Çünkü herkes kaderci ve neden bu benim başıma geliyor diye ahlanırken, ben hep MEA CULPA'cı oldum, hep kendimde aradım hataları, kendimi aşmaya çalıştım, atıyorum işsiz kalıyorsam benim hatamdı, sevgilim yoksa benim hatamdı, kiralık bir eve çıkamıyorsam benim hatamdı, benim başarısızlığımdı ve aşmalıydım, bulmalıydım bir çözüm. Hep de buluyorum gibi hissettiren birşeyler çıktı karşıma ve aslında benim elimde olmadığını bazı şeylerin, belli etmedi bana hayat.

Ta ki 2009'a kadar... Aslında belki de 2008'in sonuyla başladı. Yetkin Dayı'yı kaybedişimizin şoku, beklenmedikliği, birşeylerin habercisi gibiydi. Güle oynaya ameliyata giren biri, ameliyat masasından kalkamıyorsa, biz bu hayatta neye müdahale edebiliriz ki diye şöyle bir geçmişti aklımdan hastanede ağlarken, ama geçiverdi o rüzgar ve gene ben istediğim herşeyi başarabilirim, ama yapamıyorum henüz hissi geri geldi hemen oturdu eski yerine.

Sonra 2009 oldu. Kriz dediler, yalan dediler, lafta dediler, teğet dediler... Amaaan derken, birden çok sevdiğim işimin de krizden dolayı tehlikeye girdiğini öğrendim. Benden çok çok memnun olduğunu, ama şu an ağzımla kuş tutsam, değişecek birşey olmadığını çünkü kriz olduğunu söyleyen bir patron. Ben mi yeterli değilim duygusunu sıfırlayan... İşsiz kalmak.. Bu zamana kadar hep ben istedim de işsiz kaldım. Bu işi istemiyorum dedim, ama en ufak bir boşluk hissinde hemen niye işim yok benim, niye çalışmıyorum, yetersiz miyim, tembel miyim, çalışmalıyım, herşeyi yapmalıyım, kazanmalıyım, benim yeterince çalışmamamdan dolayı eve çıkamıyorum vs vs vs derken, şimdi bir eev çıkmak için en imkansız zaman olduğunu söylüyor herkes. Herkesin, müdürlerin, üst düzey yöneticilerin işsiz kaldığını, herkesin ne yapacağını bilemediği, adeta dünyanın durduğu yıl'ın yaşandığı aşikar... Her an işsiz kalabilirim, boş kalabilirim ve ilk kez bu benim elimde değil sanki...

Aslında garip biçimde hoşuma gitti.. Bir rahatlama duygusu yarattı bu kadercilik ve insanlarla aynı kaderi yaşıyor olmak... Oh be, ülkece, hatta dünyaca battık, ohhh diyorum adeta... Ne yükmüş...

Yorumlar

Popüler Yayınlar